Senin ve senin gibilerinin ruhuna bu kulüp her sene daha fazla hasret..
17 Eylül 2008 Çarşamba
Karabela Hüsnü
16 Eylül 2008 Salı
Mourinho
Jose Mourinho (Catania maçını yorumluyor): Maçı 2-1 değil 5-1 almalıydık. Bizim kaleye ben geçsem bile sanırım gol yemezdik.Catania Sportif Direktörü Pietro Lo Monaco: Bunu söyleyen bir adamın rakibine saygısı yok demektir. Sanırım "special one" ağzının ortasına bir yumruk istiyor.
Jose Mourinho: Lo Monaco da kim? Tibet monklarını biliyorum, Monaco Prensliğini biliyorum, Monaco Grand Prixsini biliyorum, Bayern Munich'i de biliyorum ama hepsi o kadar ("Monaco" kelimesi İtalyanca'da hep İngilizce rahip anlamına gelen "monk" hem de Münih şehri için kullanılıyor, Monaco di Baviera şeklinde)
14 Eylül 2008 Pazar
Sansürde Son Nokta
Pek çok porno, terör ve marjinal fikirlerin internet siteleri erişime engellendikten sonra YouTube da aylardır sansürlü bildiğiniz gibi. Bu sefer sansürlenen site ise yuh dedirtecek cinsten; günümüzün ünlü evrim teorisyeni ve dünyanın en tanınmış ateisti Prof. Richard Dawkins’in internet sitesine erişim yasağı konuldu. Daha da komik olan, Dawkins’in sitesinde, kapatılan diğer sitelerde olduğu gibi yasak kararının hangi mahkeme tarafından ve kaç nolu kararla verildiğine dair bir ifade bulunmuyor, yalnızca “Mahkeme kararıyla erişim engellenmiştir” yazısı yer alıyor.Şimdi hatırladım, evrim teorisi çok büyük günahtı değil mi?
13 Eylül 2008 Cumartesi
F1'i Su Bastı!




101. Türk Büyüğü
Eskişehir Çankaya Mahallesi’nde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile Odunpazarı Belediyesi tarafından yaptırılan Ihlamurkent Konutları’ndaki 30 derslikli ilköğretim okuluna TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın babası Ahmet Hamdi Bayraktar’ın, AKP yönetimindeki Çorum Belediyesi'nin yaptırdığı parka da Bayraktar’ın dayısı emekli hakim Rahmi Mollaalioğlu’nun adı verildi.Sırada ne var? Tek işi Toplu Konut İdaresini salla pati yönetmek olan bir adamın sülalesi isim olarak heryere veriliyor, kendi ismi de bir ilimizin ismi olur herhalde?
12 Eylül 2008 Cuma
Heyecanlı Bekleyiş
Hakan Şükür "Bildiğiniz üzere Galatasaray'da kontratım bitti ve devam etmeme kararı verildi. Netice itibariyle bundan sonraki yaşantıma yön vermek için belli bir süre istedim. Bu süre biraz uzun sürdü ama araya Ramazan ayının girmesi, çok ani şeylerin olması, sayın federasyon başkanımızın vefat etmesi, durumu erteletti. Çok cazip teklifler alıyorum. Madden çok rahat imkanlar sunabilecek takımlardan gelen teklifler bunlar” dedi.Adam ramazan gelince dükkanı (malum ramazan boyunca gol atmama sorunu) beyni komple kapatıyor sanırım..
Amigo Nuri
Kız arkadaşım aradı,
Gel buluşalım dedi;
Canım cicim aşkım bana gönül koyma
Fenerin maçı var!
Günlerden pazardı,
Patron iş çok dedi;
Has.ktir ordan lan i.ne patron
Fenerin maçı var!
Birgün haber geldi,
Dayım vefat etti;
Allah rahmet eylesin dayıcım
Fenerin maçı var!
Birgün hastalandım,
Yorgan döşek yattım;
Arkadaşım geldi biletimi verdi
Fenerin maçı var!
Sana söz verelim
Bu sene en başta;
50.00 lay lay olacak Şükrü Saraçoğlu'nda!
11 Eylül 2008 Perşembe
Mirkelam - İstanbul'da

Eğlenmeye bak şu sevgili dünyada,
Zevk almayı tat;
Özverili dünyada..
İstanbulda
İstanbulda
İstanbulda İstanbulda..
İstanbulda bir barda,
Bir bardak şarap yanımda,
Seni özlüyorum
Kalsanda buralarda..
Arkadaşlar geldi sonra
Oturdular masama;
Düşünmedim seni o an
Onlarlayım nasıl olsa..
İstanbuldayım nasıl olsa..
Eğlenmeye bak şu sevgili dünyada,
Zevk almayı tat;
Özverili dünyada..
İstanbulda..
İstanbulda..
İstanbulda..
İstanbulda..
Şener Şen-Neşeli Günler
10 Eylül 2008 Çarşamba
Paranoyak Milletiz Vesselam

RİZE’nin Çamlıhemşin ilçesinde ortaya atılan bir iddia ortalığı karıştırdı. Büyük bölümü Ladin ormanları ile kaplı Kaçkar Dağları'nda görülen ve ağaçlara zarar veren kabuk böceğinin, İsrailli turistler tarafından getirilerek ormanların kurutulmaya çalışıldığı iddiası ortaya atıldı.
Konuya ilişkin olarak Rize Vayliliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Kaçkar Dağları'nın yer aldığı Çamlıhemşin İlçesi'nde, bölgeye turist olarak gelen İsraillilerin yanlarında böcek getirerek ormanları kurutmaya çalıştığı yönünde bir iddianın dilden dile dolaştığı hatırlatıldı. Açıklamada, bazı İsrailli turistlerin 3937 metre yükseklikteki Kaçkar Dağı zirvesindeki Türk bayrağını indirerek yerine İsrail bayrağı çektiği de söylentiler arasında yer aldığı kaydedildi. İddiaların doğru olmadığını açıklayan Valilik, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi ile ortaklaşa yaptırdıkları araştırmada, Kaçkar Dağları'ndaki Ladin ormanlarına zarar veren kabuk böceğinin İsrailli turistler tarafından değil, 1960’lı yıllarda Gürcistan üzerinden bölgeye geldiğini bildirdi.
Guiza'dan Şok Sözler?!
İstanbul'u Arabistan gibi anlattı: ‘Kadınlar çarşaflı geziyor’ şeklinde aktarmış Milliyet Gazetesi. Artık şu günümüz yaşamında neresi şok, neresi Arabistan onu çözemedim. Haberi yazan arkadaş Nişantaşı, Cihangir'den çıkmıyor sanırım.
Rant Amaçlı Telefon Dinlemeleri
1980’den önce, devlet eliyle gerçekleştirilen rant dağıtımı, genellikle krediler yoluyla gerçekleştirilirdi. Ancak, bankaların verdikleri krediler, kayıtlı olduğundan, bunlardan yoğun biçimde faydalananları bulabilmek mümkündü. Halktan çok düşük faizli mevduat toplanır, düşük faizle krediler verilirdi. Merkez Bankası da verdiği orta vadeli kredilerle bir taraftan yeni zenginler yaratır; diğer taraftan yüksek enflasyonu körüklerdi.Enflasyon yükseldikçe, ucuz kredi alanların karları katlanır; ara sıra yapılan devalüasyonlarla, döviz zenginleri yaratılır; devlet eliyle “rant ekonomisi” oluşturulurdu. Doç.Dr. Yaşar Uysal’ın Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar dergisinin Eylül 2007 sayısında anlattığı gibi, devlet kaynaklarını paylaşmaya dayalı, üretim kültüründen uzak, emeğin, çalışmanın, rekabetin değil, kurnazlığın ve kolaycılığın temelleri böyle atıldı.
Serbest piyasa ekonomisinin yerleştirmesiyle, “devlet eliyle rant dağıtım sistemi” de değişti. Artık rant, verilen yüksek faizlerle ve piyasa spekülasyonlarıyla sağlanabilir hale geldi. Bütçe dışı olarak kullanılabilen fonlar aracılığıyla rant sağlama mekanizması da işin tuzu biberi oldu.
Bu sistemin devamında, “kendi zenginini yaratma”, “siyasetçiye yakın olma sayesinde rant elde etme”, bize özgü ilkel serbest piyasa anlayışı sayesinde, “özelleştirmeleri kullanarak yandaşlara çıkar sağlama” mekanizmaları devreye sokuldu.
2004’ten sonra ise, “devlet eliyle rant sağlama operasyonları”na, eski yöntemler sürdürülmekle birlikte, yeni yöntemler eklendi. Neredeyse tüm zenginlerin telefonlarının dinlenmesiyle bunların yaptıkları iş bağlantıları hakkında bilgi edinilip bu bilgilerin yandaş işadamlarına ulaştırılması dönemi başladı. Herkesin bildiğine ilave olarak, söylenebilir ki, artık telefonlar sadece güvenlik amaçlı olarak dinlenmiyor. İşadamlarının ekonomik bilgileri ve iş konusunda yaptıkları görüşmeler de yandaşlara aktarılıyor. Üstelik, bu işlemin ispatı da neredeyse olanaksız. Telefon dinlemeleri yoluyla yapılan, aslında Anayasamıza, insan haklarına, serbest piyasa ekonomisinin temeli sayılan rekabet anlayışına aykırı.
Nereye gidiyoruz?
Yazı: Yaman Törüner
9 Eylül 2008 Salı
8 Eylül 2008 Pazartesi
Yorumsuz!
Kentte en az 10 aydır şebekeye arsenikli su verildiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün, 4 Haziran 2008'de yaptığı tahlillere göre, Afyonkarahisar'ın içme suyunda en fazla litrede 10 mikrogram olması gereken arsenik sınır değerinin aşıldığı belirlendi.
M. Fevzi Çakmak Mahallesi'nde 15.54 mg/lt, İzmir Yolu Mahallesi'nde 15.00, Uydukent Mahallesi'nde 15.52, Küçükçobanlı'da 28.13 mg/lt arsenik tespit edildi.
AKP'li Belediye Başkanı Abdullah Kaptan, Sağlık Bakanlığı'nın İzmir'e uygulamasını zorunlu kıldığının aksine, su faturalarına uyarıcı not düşülmediğini söyledi. Kaptan, "İzmir'deki gibi okullarda öğrencilere memba suyu dağıtmıyoruz. Arsenik arıtma tesisi de kurmuyoruz. İnternet sitesinden halkımızı ikaz ediyoruz. Vatandaşlarımızdan, belli bölgelerdeki suyu içmemelerini, yemeklerinde kullanmamalarını istiyoruz. Afyonkarahisarlılar, çok ciddi bir durum olmadığının farkında" dedi.
Arsenikli iller ve başkanları
- Aksaray: Belediye Başkanı Nevzat Balta (AKP)
- Kars: Naif Alibeyoğlu (AKP)
- Nevşehir: Hasan Ünver (AKP)
- Niğde: Mümin İnan (MHP)
- Van: Burhan Yenigün (AKP)
- İzmir: Aziz Kocaoğlu (CHP)
- Afyon: Abdullah Kaptan (AKP)
Dedenin Merakı
- Uşağum de bakayim, siz içki içer misinuz?
Siyasetçiler ezberlemiş gibi hep bir ağızdan:
- Yok dede, Allah korusun, biz içkiyi ağzımıza bile sürmeyiz..
- Sigaraniz var midur?
- Dede biz sigaraya karşıyız, her yerde yasakladık zaten...
- Peki kumarinuz var midur?
- O da günahtır dede, bizim öyle şeylerle ilgimiz olmaz.
- Kari kiz işleriyle yani aşna fişne ile araniz nasildur?
- Dede hiç olur mu, sümme haşa, biz harama uçkur çözmeyiz, yan bile bakmayız.
Dede durmuş biraz düşünmüş... Sonra da merakını dile getirmiş:
- Peki la uşşağum, sizin hiç masrafinuz yoktur madem... Neden pu kadar çalaysunuz?
Türk Dili Rahatsız!
7 Eylül 2008 Pazar
Knock Out
Fakir Edebiyatı

Transfermarkt‘ın verilerine göre Turkcell Süper Lig’de yeralan takımların toplam bonservis bedelleri şöyle:
| Takım | Toplam fiyat € |
| Galatasaray | 116.700.000 € |
| Fenerbahçe | 106.550.000 € |
| Beşiktaş | 77.000.000 € |
| Trabzonspor | 52.650.000 € |
| Kayserispor | 37.300.000 € |
| Sivasspor | 36.750.000 € |
| Ankaraspor | 35.100.000 € |
| İstanbul B.B. | 33.650.000 € |
| Konyaspor | 29.600.000 € |
| Kocaelispor | 27.850.000 € |
| Bursaspor | 25.300.000 € |
| Gençlerbirliği | 25.100.000 € |
| MKE Ankaragücü | 24.800.000 € |
| Hacettepe SK | 22.700.000 € |
| Eskişehirspor | 21.800.000 € |
| Gaziantepspor | 21.600.000 € |
| Denizlispor | 20.000.000 € |
| Antalyaspor | 18.775.000 € |
Fakir ve ucuz milliyetçilik edebiyatlarını duymayacağımız bir sezon dileğiyle..




