22 Mayıs 2009 Cuma

Yemek Çok Sıcak, Yutulması İçin Biraz Üflemek Lazım

PKK, maalesef (veya bazılarınca maalmemnuniye) hem siyasi hem de yenilmezliğini kabul ettirerek bir bakıma askeri cephede de "TC"yi yenmiştir.

Askeri kısmını, eski komutanlarımız söylemektedir. Tam istihbaratla, son model savaş uçakları ve tanklarla günlerce dövülen Kuzey Irak dağlarında konuşlanmış PKK, şüphe yok ki zayiat vermiştir. Ama kalan kuvvetlerini toparlamış ve kısa süre sonra hudut karakollarımızı basmıştır. PKK halen, istediği zaman, istediği yerde silahlı eylem yapabilmektedir. Böylesi öldürmeli operasyonlar PKK'nın, ayrılıkçı olsun, olmasın tüm Kürtler üzerinde, korkuyla karışık bir saygıya dayanan otorite kurmasına imkán sağlamıştır. Böylece PKK, Kürt hareketinin siyasi kanadının da tartışılmaz patronu olmuştur. PKK'nın siyasetine ve onun önderi Öcalan'ın talimatına karşı çıkacak Kürt siyasetçinin akıbeti çok feci olur. Buna hiç biri cesaret edemez.

İşte tam bu ortamda, Kürt meselesinin çözümü için şartların oluştuğu söylenmektedir. Bir açıdan bu ifade doğrudur. Çünkü TC azmini kaybetmiştir. Esasen barış anlaşmaları hep böyle zamanlarda yapılır. İki tarafın da davasını sürdürme ümidi devam ediyorsa, barış olmaz. Taraflardan biri, davasından vazgeçmişse vakit tamamdır. Türkiye yorgundur. Suçluluk kompleksi içine itilmiştir. Ne olacaksa olsun, yeter ki terör bitsin deme noktasına gelmiştir. Zaten terörün amacı da karşı tarafı bu noktaya getirmektir. Hiçbir terör örgütü, terör olsun diye terör eylemi yapmaz. Amaç, her zaman siyasidir. Bu şartlar altında "ümit veren" müzakerenin gündemini örgüt belirleyecektir. Yandaş ve dindar diye adlandırılan medyadakiler başta olmak üzere liberal yazarlar, PKK'nın ileri sürüleceği şartları makul bulacaktır. Çözüm, yani bölünme için gerekli psikolojik ortam oluşursa, müzakereler sanıldığı kadar uzun sürmeyebilir. ABD ve AB, Türk devlet adamları "cesur(!) adımlar" atabilsin diye hükümeti maddi ve manevi olarak destekleyecektir. CIA taşeronları, türlü çeşitli "dinleme-dillendirme-sızdırma" haberlerle taraflı basını besleyerek, kamuoyunu oluşturacaktır. Kaldı ki, geçiminin yurt dışından gelecek paraya bağlı olduğuna inandırılmış bir toplum, dış baskılara fazlaca direnemez.

Cumhuriyet'in iki büyük projesi vardı. Biri "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" diye söylenen "láiklik"; diğeri "Ne mutlu Türküm diyene" özdeyişinde ifadesini bulan "Milli Birlik" idi. İkisini de sürdürmek mümkün olamadı. Hayırlısı ne ise o olsun. Demokrasi işlemektedir. Ülke için neyin iyi olduğuna halk, yani onun temsilcisi meclis karar verecektir. Doğru kararın ne olduğunu, halktan yani meclisten daha iyi bildiğini kimse iddia etmemelidir. Cumhuriyet sevdalıları için olanları ve olacakları hazmetmek zordur. Ama yapacak bir şey de yoktur.

Son Söz: Çözüm, çözdüğünden büyük sorun yaratmamalıdır.

Yazı: Ege Cansen

21 Mayıs 2009 Perşembe

Metrobüs ile Finale Geliyoruz Dediler..

Gerçekten Mecidiyeköy'den kalkıp gelmişler !

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Kibar Feyzo

*LA: Luis Aragones
*AY: Aziz Yıldırım

AY: Bu takımın hali nedir böyle Luis .
LA: Ben yapmışım ağam beni kovacak mısın ?
AY: Kovmicim ulan seni it oğlu...
***
LA: Maç Kaç Kaç ?
AY: Ulan takımın a.koydun it oğlu it.
LA: Şampiyonlar ligine mi gidecektin ağam ?
AY: Ulan seni ....
LA: Koviyimisin ağam ?
AY: Kovmiyirim ulan it oğlu it.
***
AY: Ula dur napıyorsun lo dellendin mi hayvan oğlu hayvan (Aragones kupa finalinde V.Babacan'ı, Ali Bilgin'i ilk 11, Gökhan Gönül'ü stoper oynatır)
LA: Bu takımın esansı eksik ağam itibarına gölge düşiyi.
AY: Ulan puştoğlu seni !!!
LA: Kovdun mu ağam ?
AY: Kovmirim ulan, kovmirim dürzi , kovmirim ...
***

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Ekonomik Kriz

The Crisis of Credit Visualized from Jonathan Jarvis on Vimeo.

Yaşanan krizin en basit açıklaması..

10 Mayıs 2009 Pazar

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Mare Nostrum

En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu..
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak..
En hızlısıydı hepimizin..
İlk o göğüsledi ipi..

Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk.. Aşk olsun !

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Sevda

Umudun yok olduğu anda bile, isterse en kötü sezon olsun, varsın en kötü futbol oynansın, en çirkin dedikodulara en aşağılayıcı yorumlara inat, stadyumu doldurmak, doldurmasak bile sanki tıklım tıklım doluymuş gibi ses çıkarmak. Umutsuzca atılan adımlar sonrasında varılan stadyumu bu halde görüp, umutsuzluktan sıyrılmak. Fenerbahçe’nin varlığı umudun kendisidir demek, diyebilmek. Sahadaki onlar, tribündeki binler, ekran başı, radyo dibindeki milyonlar, tek yürek olmak, olabilmek. Maçın başlamasıyla tribünce sanki depar atmak, orta yapmak, kafayı vurmak, sahaya sarı sarı lacivert lacivert akmak. ‘Fener yatar’ denilen maçları kazanıp rakibi küme düşürmek, ‘Fener bırakır’ denilen maçları kazanıp ezeli rakibi erkenden şampiyon yapmak, ‘Fenerli küser’ denilen maçları tıklım tıklım doldurup yeri göğü inletmek, ‘Fener bitmiş’ denilen maçlarda, deplasmanda bile olsa, tıklım tıklım, omuz omuza, dev bir bayrak altında nefes almadan saatlerce desteklemek. Çok ama çok sevmek.

Yazı: Onore

Ordinaryus Ölümsüzleşti !

Beşiktaş'lı Duruşu

Tarih: 3 Mayıs 2009
Yer: BJK İnönü Stadı

Öyle bir duruş ki; (sözde) ezeli rakibin formasıyla derbiye gelebiliyor!

26 Nisan 2009 Pazar

15 Nisan 2009 Çarşamba

13 Nisan 2009 Pazartesi

6 Nisan 2009 Pazartesi

Dikkat, Tayyip Konuşuyor !


"KRİZ TEĞET GEÇECEK DEDİYSEK, SÜRTÜNEREK DEDİK"

5 Nisan 2009 Pazar

3 Nisan 2009 Cuma

Engel Kalmadı!

2009 UEFA Kupası Finali Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynanacağından, resimde gördüğünüz gibi tribünlerle sahayı ayıran yüksek çitler kaldırıldı. Artık sahada ruhsuz oynayacak futbolcular bir kere daha düşünsün! :)

Rachael Taylor

1 Nisan 2009 Çarşamba

İşte İspat!



Ankara Yenimahalle'de oyların AKP'li belediyenin zabıtaları tarafından çalındığı an..

29 Mart 2009 Pazar

29 Mart 2009 Yerel Seçimleri

Dananın kuyruğu bugün kopuyor, iktidarın gelirlerinin ana damarı kesilebilecek mi, göreceğiz. Şu derslerimden Bellman Equation'lardan Envelope Theorem'lerden kafamı kaldırabildiğim anda yorumlamak istediğim çok şey var ama zaman yok :)
Aslında seçim için söylenebilecek tek şey şu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yıldır aynı adreste (Güniz Sokak) oturan Süleyman Demirel bu seçimlerde seçmen kağıdı gelmediği için oy kullanamayacak. Devlet hangi üstün yeteneklerin idaresinde, buradan da anlayabilirsiniz..

26 Mart 2009 Perşembe

Ver Lefter'e, Yaz Deftere

Grup CK yine muhteşem bir organizasyona imza atıyor. Fenerbahçe tarihinin en büyük efsanelerinden "ordinaryüs" Lefter Küçükandonyadis'in heykeli projesine destek vermek, her "Fenerbahçeliyim" diyen için bir görevdir..

25 Mart 2009 Çarşamba

22 Mart 2009 Pazar

Seinfeld



Merv Griffin Show'un setini çöpte bulan Kramer bütün parçaları eve taşır, ve olaylar gelişir :)

21 Mart 2009 Cumartesi

Ayıp Ettik Arda, Kusura Bakma!

Galatasaray’ın yıldız futbolcusu Arda Turan, kendilerine destek vermeyenlere sitem etti, “Keşke herkes bizi destekleseydi. Bölünmeseydik. Final Kadıköy’de diye bazı insanların yüreğine iniyordu. Keşke final Ali Sami Yen’de olsa da Fenerbahçe ya da Beşiktaş final oynasa. Çok fazla bir şey söyleyip bu üzüntüyle kimseyi kırmak istemiyorum” dedi..

Arda böyle söylemiş. Nerede söylemiş ? İzlemedik ama Hamburg maçından sonra televizyonlara verdiği demeçte söylemiş. Gazeteler de yazmış..

Şimdi bu Paşaya bir iki satır kelam etmemiz şart. Öncelikle demeliyiz ki "Bu ne cüret ?" Bir Fenerbahçelinin Galatasaray-Hamburg maçında kimi tutacağını sorgulama hakkını, televizyonlara çıkıp "hadi şimdi kına yakın kıçınıza, bakın elendik işte" babında demeç verme rahatlığını, öz güvenini, ve de cüretini nereden bulduğunu sormak lazım elbette..

Yine sormak lazım Arda Bey'e, ezeli rekabetin doğası yeniden mi yazıldı ? Artık kan kardeş miyiz Avrupa Kupalarında ? Can-ı gönülden destekliyor muyuz birbirimizi ? Böyle mi artık ? Yoksa sadece siz ilerlerken mi geçerli bu durum ? Yani siz ilerlerken desteklemek bizim görevimiz, vatan borcumuz, Türklüğümüzün gereği, insanlığımızın nedeni, varoluşumuzun amacı.. Ama biz ilerlerken sizin böyle bir zorunluluğunuz elbette yok.. Bu mu ?

Daha geçen sene en Milano'lusundan daha fazla İnter'li, en Endülüs'lüsünden daha fazla Sevilla'lı, en Londra'lısından daha fazla Chelsea'li olanlar başka coğrafyada mı yaşıyordu ? Hem ne deseydik Arda Bey ? "Gelin, Fenerbahçe'nin mabedinde Uefa finali oynayın, hatta kupayı da kaldırın, ondan sonra envayi çeşit espri, envayi çeşit dalga geçme, envayi çeşit temaşa, envayi çeşit nümayişle konuşun da konuşun" mu deseydik ?

Ezeli rekabetin doğasını biz yaratmadık. Siz de yaratmadınız. Atletico Madrid'li de yaratmadı, Real Madrid'li de.. Milan'lı da yaratmadı, İnter'li de.. Roma'lı da, Lazio'lu da, Arsenal'li de, Tottenham'lı da.. Bu durum, rekabetin olduğu yerde doğal sonuç. Bunu herkes gibi Arda Bey de biliyor ama maksat Fener'e gol olsun işte..

Bir de demecinin içinde öyle bir cümle var ki, üzerinde durmadan geçilemeyecek cinsten. Diyor ki "Keşke final Ali Sami Yen'de olsa da Fenerbahçe ya da Beşiktaş final oynasa." Hani üzerinde en az 10 paragraf yazı yazılacak bir cümle bu aslında ama, zengin Türkçe'mizde öyle güzel deyimler, öyle güzel tabirler var ki, 10 paragrafın anlatamadığını anlatabiliyorlar. İşte biz de bu nadide cümle için onlardan birini kullanıp 10 paragraf yazmaktan yırtmış olacak ve diyeceğiz ki "Atma Recep, Din kardeşiyiz..."

Velhasıl.. Demek Fenerliler desteklemediler ha sizi ? Siz ki yıllardır Fenerbahçe'yi her Avrupa Kupası maçında çılgınlar !! gibi desteklemenize rağmen, onlar size böyle davrandılar ha ? Vay anasını sayın seyirciler.. Harbiden çok ayıp etmişler !!!...

Yazı: King Santillana

Ömer Çavuşoğlu



Buralarda Türk televizyonlarını izleme şansımız olmadığından anca tanık olabildik; o nasıl zevkle bir gülüştür öyle!! :)

Ne F-16'lar, ne de füzeler,
Çavuşoğlu Ömer Cimboma gömer!

Mehmetçik Basri - Lugano

Kaybolan ruhumuzun son emaresine sahip çıkın !..

20 Mart 2009 Cuma